Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 28 Şubat soruşturması kapsamında bu sabah 6 ilde operasyon başlatıldı. 12′si emekli, 6′sı muvazzaf 18 asker hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.
İLK ÜÇ DALGADA 35 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI
Soruşturma kapsamında ilk iki operasyonda aralarında sürecin baş aktörü eski Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, darbenin isim babası eski Genelkurmay Genel Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak’ın da bulunduğu toplam 26 kişi tutuklanmıştı. Üçüncü dalgada ise aralarında basına brifingler vermesiyle bilinen orgeneral Fevzi Türkeri’nin de bulunduğu 9 kişi tutuklanmıştı.
28 ŞUBAT’IN AKTÖRLERİ SAVUNMALARINDA NE DEMİŞTİ?
Hükümet irtica tendidinden korumak için hareket ettiklerini savunan Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, ifadesinde şunları söylemişti:
MGK’NIN TALİMATLARINI UYGULADIM
“Bana göstermiş olduğunuz fişleme kataloglarını ilk kez burada görüyorum, kesinlikle kabul etmiyorum. Hükümetin, MGK’nın ve zamanın Başbakanı’nın emir ve talimatlarını uyguladım. Yasadışı hiçbir faaliyette bulunmadım ve yapmadım. Evimde bulunduğu iddia edilen, içinde bazı cemaat liderlerinin konuşması ve vaazları bulunan CD bana ait değildir. Genelkurmay Başkanlığı’nda düzenlenen İrticai Faaliyetler Bilgilendirme toplantılarından sadece 2’sine katıldım. Göstermiş olduğunuz belgede imzası bulunan kişi İdris Koralp. Bu sorunun muhatabı kendisidir. Göstermiş olduğunuz 4 Nisan 1997 tarihli yazının, o yazı olup olmadığını hatırlamıyorum.”
TEHDİT DEĞERLENDİRMESİ YAPARIZ
O tarihte Genelkurmay Başkanlığı İstihbarata Karşı Koyma ve Güvenlik Daire Başkanlığı’nda Tümgeneral rütbesiyle görev yapan Fevzi Türkeri, görev yaptığı birime Emniyet’ten, jandarma Genel Komutanlığı’ndan, MİT’ten ve askeri birliklerden bilgiler geldiğini vurgulayarak Türkeri, ifadesinde şu değerlendirmede bulumuştu:
“Biz sadece bu bilgilerle bir tehdit değerlendirmesi yaparız. Suçlamaların esasını BÇG’in faaliyetleri oluşturmaktadır. Bizim bu grupla hiçbir ilgimiz yoktur. Ayrıca askeri personelin fişlenmesi gibi bir durum hiç bir şekilde söz konusu değildir. İrticaiyi faaliyetlere karışmış ya da başka faaliyetlere bulaşmış personel ile ilgili olarak bulunduğu birlikte inceleme başlatır ve durumu daha sonra üst birliklerde incelenerek Genelkurmay Başkanlığı’na bildirilir. En son olarak da Askeri Şura tarafından hakkında bir karar verilir. Bu uygulama 28 Şubat süreci olarak adlandırılan dönemden önce ve sonra da rutin olarak yapılmıştır. Ben meslek hayatım boyunca hiçbir şekilde hükümeti devirme yada darbe gibi bir girişim içinde olmadım. BÇG denen grupta zaten aleni olarak görev yapıyordu. Böyle bir faaliyetin gizlenmesi de zaten mümkün değildir. Ben 71 yaşındayım çok önemli görevlerde bulundum.”
ÖZKASNAK: BASIN MENSUPLARI HASSASİYETLER KONUSUNDA BİLGİ SAHİBİ OLDU
Dönemin Genelkurmay Başkanı Özkasnak “O dönem Sincan’da tankların öğleden sonra yeniden yürütülmesi talimatı ve gazete manşetlerinin belirlenmesi konusunda girişimleriniz oldu mu?” sorusunu ise şöyle yanıtlamıştı: “O dönemde basın TSK’nın terör örgütü ile etkin bir şekilde mücadele ettiğini gözardı ediyor, terör örgütü lehinde haberler yapıyordu. Ben de TSK’nın terör konusundaki hassasiyetine dikkat çekmek amacıyla Güneydoğu’da 6-7 kez basın mensuplarının davet edildiği geceler ve geziler tertipledim. Bu gecelerin ve geziler sonrasında basın mensupları TSK’nın terörle mücadele etme yöntemleri ve hassasiyetleri konusunda bilgi sahibi oldular. Gazete manşetlerinin attırılması ve Sincan’daki tankların yeniden yürütülmesi gibi olaylarla alakam olmamıştır.”
TÜRKER ÇEVİK BİR’İ İŞARET ETMİŞTİ
Emekli Korgeneral Yıldırım Türker ise hakimlik sorgusunda, BÇG’nın Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde kurulan bir kurum olduğunu bildiğini aktarmıştı. Grubun faaliyetleri konusunda bir bilgisinin olmadığını sözlerine ekleyen Türker, “Genelkurmay 2. Başkanlığı tarafından Personel Başkanlığı’ndan da bir personelin BÇG’de görevlendirilmesinin istendiği şeklinde bir belge savcılıkta bana gösterildi. 2. Başkanlık tarafından emir verildiği için böyle bir görevlendirilmeyi yapmışızdır. Ancak kimi görevlendirdiğimizi hatırlamıyorum. BÇG’nin de rutin bir karargah faaliyetlerinden ibaret olduğunu düşünüyorum” diye konuşmuştu.